21 Ekim 2010 Perşembe

Uzak Doğu Dinleri

Taoizm 

Taoizm yıllar öncesine dayanan, en eski uzak doğu dinlerindendir. Her şeyi yaratanın Tao olduğu inancı hakimdir. Yerde ve gökte her şeyde Tao vardir. Bu açıdan İslamiyetle benzerlik göstermektedir. Temel felsefesi "wu wei" yani haraketsiz kalmaktır. Taoizm'e göre bütün kötülükler ve ihtiraslar öğrenilen şeylerle gelmektedir. Bu nedenle aşırıya kaçmamak yanlış şeyleri öğrenmemek ve yapmamak insanı erdemli yapar. Taoizm'de 5 ekol bulunmaktadir. Zamanla anlamı degişen ve mistik-sihir dinine dönüşen Taoism popülerliğini kaybetmiştir. Taoizm adına en önemli kaynak ise millattan once 1000'li yıllarda yazıldığına inanılan ve Lao Tzu tarafından kaleme alınmış olan Tao Te Ching adlı eserdir. Ortalama 5000 kelimeden olusan bu eser pek çok dile çevrilmiş fakat çevirilerin çok değiştiği görülmüştür. Bunun nedeni olarak ise kullanılan sade dilin herkes tarafından başka yorumlanmasi olarak görülmüştür. Taoizm Konfüçyanizm'e taban tabana zıt görüşler içermektedir. 

Dilek Dönmez 

Budizm

Budizm, hayattaki acı, ızdırap ve tatminsizliğin kaynaklarını açıklayan ve bunların giderilmesinin yollarını gösteren bir öğretiler topluluğudur.Budizm'de öğretilerin ana çatısını, meditasyon gibi içe bakış yöntemleri, reenkarnasyon denilen doğum ölüm döngüsünün tekrarı ve karma denilen neden-sonuç zinciri gibi kavramlar oluşturmaktadır.Çağımızın Budası da denilen Siddhartha Gautama Budizm'in kurucusu olarak kabul edilir.

Mezhepler:

1.Theravada: Ruhun ve Tanrı'nın olmadığı olgusu üzerine en çok duran Buddhizm mezhebidir.Felsefidir.Nirvana'ya ulaşmak için pek çok kere ölüp yeniden doğarak "gelişmek" gereklidir.Disipline ve monastik hayata büyük önem verilir

2.Mahayana:Theravada'dan farklı olarak, monastik hayata fazla önem verilmez, herkes tek başına aydınlanabilmektedir

3.Vajrayana:Mistik spekülasyonlara ve genel olarak mistisizme önem verilir, yoga uygulanır, göksel varlıklarla iletişime geçerek daha hızlı bir aydınlanmanın mümkün olduğu söylenir.

Öğretiler

Buda'nın öğretileri Dharma olarak adlandırılır. Buda Dharma öğretilerinin olduğu gibi kabul edilmemesini söylemiş ve meditasyon gibi birçok zihinsel içe bakış yöntemleri ile doğrulanmasını istemiştir. İnançla değil, ancak kişisel deneyimleme ile bir üstün farkındalık durumu oluşturulabilir ve aydınlanmaya ulaşılabilir.

Karma ve Yeniden Doğum:

Budizmde her canlı sonsuz bir ölüm ve yeniden doğum döngüsü içinde Altı alem denilen farklı yaşam formları arasında tekrar tekrar varolur.

Dört Yüce Gerçek:

* 1. gerçek, Dukkha: acı hayatın ve varoluşun bir parçasıdır.
* 2. gerçek, Samudaya: acıların kaynağı arzu ve isteklerdir.
* 3. gerçek, Nirodha: istek ve arzular bırakılırsa acılar sona erdirilebilir.
* 4. gerçek, Magga: acıların sona erdirilmesinin yolu Sekiz Aşamalı Asil Yoldan geçer. Doğru kavrama, doğru düşünce, doğru söz, doğru eylem, namuslu kazanç, doğru çaba, uyanıklık, ve doğru konsantrasyon.

Sekiz Aşamalı Asil Yol:

* Ahlakla ilgili olanlar (Śīla):

1. Doğru söz;
2. Doğru davranış;
3. Namuslu kazanç;

* Zihin eğitimine yönelik olanlar (Samadhi):

4. Doğru çaba;
5. Doğru farkındalık (Ing: Mindfulness, Pali: Sati);
6. Doğru konsantrasyon

* Bilgelikle ilgili olanlar (Prajñā):

7. Doğru bakış açısı, doğru görüş;
8. Doğru niyet;  

Sekiz aşamalı yolu, her bireyin kendi yorumu doğrultusunda pratik bir sekilde hayata geçirmesine Budizm'de çok önem verilir. Doğru niyetle yola çıkıp, ahlâki bir hayat çerçevesinde, insan zihninin terbiyesi ve eğitiminin en pratik ve dolaysız yolları aranır.

Selin Tokuz

Şamanizm

Bütün dinlerin çıkış kaynağı olarak kabul edilen ŞAMANİZM'in kökenleri İÖ 50.000li yıllara kadar dayanır. Doğaya tapınma, doğaya hükmeden (yağmur, kar, güneş, fırtına, rüzgar) güçlere tapınmayı temel alan bir inanç şeklidir. 

Şamanizm inancının görüldüğü yerler bilinenin aksine sadece Orta Asyadan ibaret değil.
Kuzey ve Orta Asya Sibirya
Eskimo kabileleri Amazon Bölgesi
Moğollar Hindistan
Çin Japonya
Endonezya Avustralya
Alaska Grönland
İzlanda Kızılderili kabileler

başlıca ŞAMANİZMin görüldüğü yerler. Günümüzde de Tataristan, Rusya, Moğolistan, Tacikistan ve Kazakistanda bazı şamanist topluluklara rastlanmakta ve sayıları 650.000 kadar.

ŞAMANİZM inancının belli bir kurucusu ya da kitabı yok. Ama her şamanist kabilenin başında mutlaka bir şaman var. Şaman kelimesi "Bilen kişi" anlamına geliyor ve eski ingilizcede doktor kelimesiyle aynı anlamda kullanılıyor. Şamanların iyileştirme, hikayeler/şarkılar ezberleyip anlatma/söyleme, müzik aletleri çalma, geleceği görme gibi özellikleri var. Şamanlar ayrıca ruhlar alemiyle iletişim içine girebilen seçilmiş insanlar. Şamanist topluluklarda insanların bulunduğu YER, iyi ruhların bulunduğu GÖK ve kötü ruhların bulunduğu YERALTI olmak üzere 3 tane alem olduğuna inanılır ve bu alemler birbirlerine bir eksen aracılığıyla bağlıdır. Şamanlar bu eksen üzerinde gezebilme yeteneğine sahiplerdir. Şamanlar transa geçerek (tütün çekerek, davul çalarak, dans ederek, şarkı söyleyerek, oruç tutarak, gece boyu ibadet ederek, saunaya girerek, uyuşturucu alarak vs.) yapacakları uygulamanın amacı ve türüne göre ya yeraltı alemine iner ya da göğe çıkar. Örneğin bir hastayı iyileştirmek için göğe çıkması, fakat bir ölünün ruhuna eşlik etmek, hastanın ruhunu getirip ölmemesini sağlamak için yeraltına iner.

Fakat şaman olmak öyle kolay değil. Bir insanın şaman olması için öncelikle şeçilmiş olduğunu kanıtlaması gerekir. Mesela ölümden dönme, nöbetlere girip anlamsız şarkılar söyleyip, dans etme birer kanıt olarak sunulabilir.Yani şu anda ruh ve sinir hastalıkları hastaneleri şamanlarla dolu olabilir :S Bu ilk işaretten sonra şaman adayı bir eğitim sürecine girer, zorlu sınavlardan geçer (ormanda 1 ay boyunca yalnız yaşama gibi) ve son olarak da "Sırra Erme" denilen basamağa geçilir. Şaman adayı davul sayesinde transa geçer ve birkaç gün boyunca ruh ve beden bağları gevşemiş bir halde yatar. Bu süre boyunca bazı hami-rehber varlıklar şamanın ruhuna şamanlığı için gerekli herşeyi öğretirler. (okuyanlar bilir, "Mahrem"de de şaman adayı küçük çocukla samur arasında böyle bir trans olayı gerçekleşmişti.) Öğrettikleri arsında meslek sırları, gizli dil, hastalıkların özellikleri, iyileştirme yolları da bulunur. Bu işlemler bittiğinde ve hipnotik uykudan çıktığında, aday kendini birtakım güçlerle donanmış ve bir hayli değişmiş halde bulur Artık yalnızca bedensel gözleriyle değil, ruhani gözüyle (kalp gözüyle) de görebilmektedir.

Şamanların bunun dışında iri yapılı olmaları gerekir. Ufak tefek tipler asla şaman olamaz. Ama şamalıkta cinsiyet çok önemli değildir. Bayanlar da olabilir. Ayrıca şamanlarla normal halk arasında büyük bir fark yoktur, herkese aynı muamele gösterilir. (Low power distance:D)

Bu arada Kutadgu Bilig'in şamanlarla ilgili özlü bir sözüne yer vermek istiyorum. Kendisi demiş ki; "Gerek hekim tut, gerekse şaman, eceli gelene ilaç fayda etmez." Türk zekası ve kaderciliği...

Son olarak da Türklerin bugünkü inanışlarındaki şaman geleneğinin izlerine değinmek istiyorum. Türbelere adak adanması ve dilek ağaçlarına çaput bağlanması tamamen bir şaman geleneğidir. Çünkü şaman topluluklarında bir şaman öldüğünde, her zaman transa geçtiği ağacın altına gömülür, davulu parçalanır ve davul parçaları agacın dallarına bağlanır. Bunun dışında çocuklara uzun ömürlü olmaları için Yaşar, Durmuş, Duran, Satılmış, Sati gibi isimler verilmesi de bir şaman geleneğidir.

İrem Erkılıç

Confucianism

Confucianism'in yaraticisinin Çin filozofu Confucius oldugu biliniyor. Confucianism'in Kur'an-Kerim ve ya Tevrat gibi dini icerikli kitaplari yoktur. Bu din Confucius'un oğrencilerine aktardigi bilgiler esasinda yayginlaşmiştr.

Confucianim'de ahlaki deyerler büyük önem tasiyor.

Bu dinden en çok etkilenen ülkeler Çin, Singapur, Japonya, Kore, Tayvan ve Vietnam'dir.
Confucianism'e göre ''İnsan doguştan kötüdür ve düzeltilmesi gerekir.''
Confucius'a göre, insanlar kanun yoluyla yanliş yaptiklari zaman cezalandirilirlar, ama çogu zaman nedenini anlayamiyorlar, halbuki Confucianism'deki törenler, dini ayinler insanlari önceden uyariyor.
Confucianism samimiyete dayaniyor.
Aslinda hepimizin bildiği meshur 'gentleman' kelimesi Confucianism'den geliyor. 
Bu kelime Confucianism'de ''Junzi'' diye biliniyor. Anlami da toplumda ahlak kurallari içinde davranmaktir.

Fidan Yagubova

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder