19 Ocak 2011 Çarşamba

The Refaii Hotel

Sevgili dostumuz, doktorumuz, yeri geldiğinde Bebek’te 3-5 tur atan, en lux(!) mekanlarda çılgınca eğlenceler düzenleyen, yeri geldiğinde sorumluluğunun bilincinde evine kapanıp dersini çalışan, başı dertte olan herkesin yardımına koşan (daha fazla uzatmıyorum, kendisi somut yazılardan hoşlanıyor ve bu tarzda denemeleri var. Takip etmek isteyenler http://drrefaii.blogspot.com/psinvite=ALRopfVLB76NBkfvwagPpVv7eGk96yVUyGoe48hbTbhxxBsVRR6yZFabdZb0AUerRi5sH1HNfoBH1SBAzei2s02vtOo5WsnTEwadresinden yazılarını takip edebilirler ;)) Gülcemiz, namı değer bebişimiz yeni mezun tüm doktorlara örnek olarak, Erzincan’ın Refahiye ilçesine, oradaki vatandaşlarımıza hizmet vermeye ailesini, arkadaşlarını, dostlarını (bunlar biz oluyoruz – arkadaşlardan ayırdım ;)) gözü yaşlı arkada bırakarak, içi buruk, endişeli ama sırtı dimdik, kararlı adımlarla gitti… O gittikten sonra İstanbul’da hiçbirşey eskisi gibi olmadı tabi… 90’lı yıllarda sıra arkadaşı Nilüfer Yılmaz ile her tenefüs koşar adımlarla Beşiktaş Anadolu’nun bahçesinde tur atan Gülce, eski alışkanlıklarından vazgeçemeyip, Demet Akalın’ın da hit olan şarkısıyla her fırsat bulduğunda Bebek’te 3 – 5 tur atmayı kendine adet edinmişti. Şimdi Bebek sokakları onu arıyor ama o çoook uzaklarda Refahiye yollarında. Peki ya İstanbul’da supermarket reyonlarında birikmiş Beypazarı sodalarına ne demeli? Hepsi gerçek değerlerini anlayacak, bütün o kola, meyve suyu, gazoz, şarap, rakı, biralara tercih edecek doğru kişiyi bekliyor, yani Gülce’yi… Evet, Gülce’nin gidişi İstanbul için ağır bir bedel oldu ama Refahiye de oldukça büyük bir değer kazandı. Şimdi bu şanslı beldemizi biraz daha yakından tanıyalım.
 
Eski adı Gercanis olan Refahiye 1884 yılında ilçe olmuş. O zamanlarda Erzincan Mutasarrıfı olan Şefik Paşa Gercanis’e geldiğinde bölgenin ormanlarından, suyundan, doğal güzelliklerinden çok etkilenmiş. Bunun üzerine yabancı olan Gercanis adını kaldırarak “refah yer" manasına gelen “Refahiye" adını verir. Bu arada piyasada farklı telaffuzlar söz konusu olsa da (Refaii, Refaiye vs.) Refahiye yazıldığı gibi okunuyor, okunduğu gibi yazılıyor. Bunu da belirtmek istedim, kafa karışıklığı yaratmaması açısından J) Mustafa Kemal Atatürk de Milli Mücadelenin başladığı günlerde bu minik ama doğal güzellikleriyle göz dolduran ilçeye gelip, sadece bir gece konaklamış. Nüfusu 15.072 olan Refahiye Gülce Çelik’in katılımıyla artık 15.073 kişiye ev sahipliği yapıyor.

Hayat tesadüflerle dolu ve nelerin neye sebep olacağını hiçbir zaman kestiremiyoruz. Daha önce adını bile bilmediğimiz Refahiye aslında çok sevdiğimiz dostlardan Buket’in de memleketiymiş meğer! Lise sıralarındayken kimbilir kaç kere nereli olduğumuzdan bahsetmişizdir ve Gülce Buket’in ağzından dökülen “Refahiye” ismine hiç de önem vermemiştir. Bu 8 harfli kelime bir kulağından girip diğerinden çıkmıştır. Nereden bilebilirdi ki gün gelip Refahiye’de doktorluk yapacağını, reçete yazacağını, hasta bakacağını… Belki Gülce’nin bu gidişi bizim de bu ilçeyi tanımamız, gidip görmemiz için bir fırsattır. Refahiye’nin batı tarafında çam ormanları yer alıyor. Merkezinden sadece 10 km mesafede Soğukgöze ve Karaçam mevkileri arasında 2000 m yüksekliğinde Dumanlı yaylaları yer alıyor. Bunların dışında soğuk su kaynakları, göletleri, piknik alanları ve kayak imkanları ile yaz ve kış turizmi için bir çok fırsat sunuyor. Ne dersiniz kitap klübü üyeleri, doğu illerimizi konu aldığımız birgün toplanıp Refahiye’ye mi gitsek? Hem Erzincan havalimanına İstanbul’dan uçuşlar mevcut hem de Refahiye merkezden sadece 1 saat uzaklıkta! (Bizim kitap klübü olarak planlarımız ilerde çalışıp, zengin olup, tarihlerini tartıştığımız yabancı ülkerleri anında pratikte de görmekti ama buna da şükür
J) Refahiye’deki eğlenceli hayat bununla da sınırlı kalmıyor her yıl Ağustos ayında bal festivali de düzenleniyor! Çavdar, bakliyat ve ceviz de yetiştirilen ürünler arasında. (Sevgili Gülce tulum peynirinden de bahsetmişti ama bununla ilgili bir bilgiye diğer kaynaklarda rastlayamadım :s – Gülce gerçekten Refahiye’de misin?)
 
Refahiye ile ilgili bu yazımı 50 yataklı Dr. Fahrettin Uğur Devlet Hastanesi’nde görev yapan sevgili arkadaşımız Gülce Çelik’e sevgilerimi göndererek bitirmek istiyorum. Kendisi Asya Kitap Kulübü’ne aktif olarak herhangi bir katılımda bulunmamış olsa da, hatta alternatif (ve başarısız olduğunu da eklemek durumundayım, sorry :s) kulüp kurma girişimleriyle (bknz. Asya Dans Kulübü) kitap kulübümüzün başarısını baltalamaya yeltenmiş olsa da, facebook grubumuzun bir üyesi ve özellikle de yaptığımız powerpoint slayt showların yakın takipçisi, her buluşmamızda mutlaka bir gönderme yapar kendisi! Dr. Gülce, Bebişim, gelsin hastalar gelsin paralar, burası Refahiye yok öyle , olmadı sinema, fayzır gibi jenerik kelimelerle yazımı sonlandırıyor hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum…

İrem (İmaj)

1 yorum:

  1. okurken inanilmaz eglendim. Teker teker bahsettigin anlari yasadim. Bu kadar guzel gozlem yapan bunlari en iyi sekilde kaleme alan, alırken gerek hisleriyle gerekse meslek yaşantısından öğrendiği kıymetli pazarlama bilgileriyle yazisini süsleyen, power ranger hayrani canim arkadasim İrocan i kutluyorum. Ya bu kadar özelliği ile gönüllerimizde taht kuran Sevgili Gülce ye ne demeli..Baksaniza kendisini animsatacak ne izler birakmis bizlerde..Tum bunlari gormek ve Gulce yle tanisma sansini yakalamak saygıdeger Refai halkinin da hakki !ve Gulce arkadasimiz bu ustun gorevin bilinciyle gitti oralara. Kendisinin medar-ı iftiharımız oldugunu vurgular, gülücüklerini özledigimizi belirtirim :))) bye bye bebisim

    YanıtlaSil